Arıcılıkta göze batanlar!

11.12.2020 01:07

Merhaba Sayın Bakanım:  

Müsaadenizle evvela kendimi tanıtayım. 1962 yılında Kırklareli İğneada doğumluyum. Eski yapraklı nüfus kâğıdımı değiştirene kadar adım Muttalip Girgin’di. O zamanki yeni nüfus kâğıdımı aldığımda (1970 yıllarda) adım Mutalip Girgin’ olmuştu! Eğitim dönemi, askerlik, ehliyet, SSK, sendika, vergi daireleri, amatör balıkçı, amatör denizci ehliyeti, profesyonel kaptanlık, tayfa ruhsatı sarı kâğıt, ticari tekne ruhsatı, dozer operatörü ehliyeti, arıcı kimlik kartı, banka hesapları ve kredi kartları, hastane kayıtları, vs, vs, vs…. tüm belgelerde adım; muhtelif, muhalif, muhtalip, muptalip, muttallip, müpalit, müpalik, mutallip, mutakip, mutalit diyerek; yaratıcı insanlarımızın ufkunun derinliğine doğru isim dağarcığım da genişleyerek gidiyordu!

Nihayet 2019 Aralık ayında devletin çıkardığı “mahkemesiz İsim düzeltme yasası” ile hemen nüfus dairesine müracaat edip adımı “Talip Girgin” olarak değiştirdim. Bende mutlu oldum, adımı yazmak veya telaffuz etmek zorunda kalan tüm insanlık alemi de bu kararımdan memnun oldu sanırım!   

Sayın bakanım 2016 yılından beri İğneada da sabit arıcılık yapıyorum. 2016 yılında 5 kovan arı ile deneme yaptığım arıcılık sezonunda acemi arıcı olarak 125 kilo çok kaliteli meşe balı aldım. Meşe balı değerli bir baldır. Tüm masraf çıktıktan sonra kovan fiyatları da dahil üç bin lira kar yapmıştım! Bunun üzerine Lüleburgaz da evimi ipotek ettirerek bu işe atıldım.  2017 yılında başbakanımız Sayın Binali Yıldırım; Televizyonlarda bas bas bağırıyordu.   “Çiftçi kardeş, yatırımcı kardeş sen ne kadar sermaye koyarsan bizden de o kadar faizsiz kredi desteği… “ Bir yıllık arıcıyım tabi hemen bir hesap kitap yaptım ve 300 bin liralık bir yatırım yapmaya karar verdim. Ziraat bankası müşteri temsilcime gittim. Konuyu danıştım bana bir takım belgeler verdi onları doldurdum. “Tamam, biz sana haber vereceğiz” dediler. Beş gün, on gün, yirmi gün, bir ay ne arayan var ne soran! Bu sefer “evrak eksik” dediler. Eksik olan evrakları üç kere tamamladım (!) İşin aslı; çorluda KGF şube müdürü olmadığı için dosyam onaylanmıyormuş.

Daha sonra bu kez de Ziraat Bankası genel merkezine takılan dosyamın akıbeti için müşteri temsilcime gittim. Arkadaş ben bu projeyi hazırlarken aldığım fiyatlara %20 zam geldi 70 gün oldu mübarek; sezon başlayacak ben halen kredi alamadım ne oldu neyi bekliyoruz? Müşteri temsilcimde hık, mık derken sıkıla sıkıla ağzından baklayı çıkardı; “Ya ben genel merkezle görüştüm bana dediler ’ki, bu vatandaşın bizdeki ipoteğine KGF de ortak olacak! Vatandaşın yeni verecek başka ipoteği var mı? Diye sordular. “ Dedi! Sayın Başbakanımız Binali Yıldırımın millete televizyonda eksik bilgi vererek siyaset yapmasını yadırgadım!

Bir AK Partili olarak gerçekten çok üzüldüm.  Eğer İpotek karşılığı kredi verilecekse idi ne diye başbakan “bir sizden, bir bizden” diyerek günlerce televizyonda bunun üzerinden siyaset yapmıştı?  Ziraat bankası, devletin başbakanını nasıl iplemez? Bu nasıl bir cüret ’ki ziraat Bankası genel müdürlüğü aklınca; “Yahu başbakan ne derse desin parayı verecek olan biziz, biz yine işimizi garantiye alır vatandaştan yeni ipotek isteriz. İpotek yoksa para da yok!” Diyebilmiştir! Başbakan taahhüt ediyor. Ziraat bankası genel müdürlüğü yeni ipotek isteyerek başbakanın KGF teorisini devre dışı bırakıyordu! Tam yetmiş günümü heba ettiler! Bu sefer projemden kırpmak zorunda kaldım. Evimizin bir yıl önceki değerinden daha değerli olduğunun belirlenmesi için müracaat ettim.   

Yeniden eksper geldi yeniden masraf edildi ve evimizin değeri arttı. Dolayısı bu şekilde sermaye artırımı yaparak süspansiyonlu destek kredisi ile arıcılık işletmemi kurdum. Aldığım kredi ile kendi tarlamda tapulu kesim yaptım ve tarlamı arıcılık faaliyetleri yapılacak bir ortama getirdim. Dozerle yağmur suyu biriktirmek için üç tane küçük gölet kazdırdım. Tüm arıcılık malzemelerimi fazlasıyla aldım. Sandık altlarına demir tezgâhlar yaptım. Arılığım da kalabilmek ve muhafaza edeceğim malzemelerimi koymak için kulübe yaptım. Sırf bu iş için traktör aldım.

Bal ve arı üretim çiftliği yapacağım için 420 tane yeni kovan 50 kadar aldığım arılı kovanlar ile birlikte 470 arı kovanına sahip oldum. İlk yıl 50 arı, ikinci yıl 83 arı, üçüncü yıl bölmeler ile 97 arı yaparken bal ortalaması 2017 14 kilogram, 2018 de 8 kilogram, 2019 da 1.5 kilogram, 2020 de 5 kilogram olmuştur. 2016 yılında acemiyken aldığım kovan başı 25 kilogram balı maalesef değişen iklim şartlarından dolayı elde edememiştim.  2017 Yılında 14 kilo bal ortalaması ile Ziraat bankasına olan kredi borçlarımın ilk taksitini öyle ya da böyle ödemiştim. Ancak 2018, 2019 yıllarını zor bela yeniden yapılandırabilmiştim. 2020 yılında da 300 kilo ürün alabildim. Bu bu bölgede herkesin elde edemediği bir ürün miktarı olmasına rağmen bu benim ancak maliyet masraflarımı karşılıyordu.    

Pandemi dolayısı ile devletimizin aldığı ekonomik kararlar içinde 2021 yılında ziraat bankasına ödeyeceğim kredi borçlarımla alakalı olarak sadece 90 gün olan kırmızı kalem çekme işinin 180 güne uzatıldığını gördüm (!) Bu şu demektir; Ziraat bankası otomatik olarak sırası gelen kredi taksitleri için hemen her gün 180 gün boyunca;

Sayın müşterimiz; 1038 nolu hesabınızın 4 taksitinin günü geçmiştir lütfen ödeyin!

Sayın müşterimiz; 1062 nolu yapılandırma borcunuzun günü geçmiştir lütfen ödeyin!

Sayın müşterimiz; 1050 nolu beş yıl yeniden yapılandırılmış borcunuzun ilk taksitinin günü geçmiştir lütfen ödeyiniz.

Sayın müşterimiz; 1041 nolu beş yıllık kredinizin 3 taksitinin günü geçmiştir lütfen ödeyin!

Sayın müşterimiz; 1056 nolu iki yıl yeniden yapılandırılmış borcunuzun ilk taksitinin günü geçmiştir lütfen ödeyin!

Sayın müşterimiz 1059 nolu üç yıl yeniden yapılandırılmış borcunuzun ilk taksitinin günü geçmiştir lütfen ödeyin!

Sayın müşterimiz; 1053 nolu beş yıl yeniden yapılandırılmış olan kredi borcunuzun ilk taksitinin ödemesi geçmiştir lütfen ödeyin!

Sayın müşterimiz; 1035 nolu beş yıllık kredi hesabınızın 4. Taksitinin günü geçmiştir lütfen ödeyin!

 

Tüm bu borçları nasıl ödeyeceğim konusunda şimdilik bir fikrim yok! Mevsim uymuş olsa teşkilatım ile tüm borçlarımı bir sezonda kapayacak alt yapıya sahip bir işletmem var. Burada bizim hatamız %25 ama değişen iklim şartlarının bize zararı %75!  Üretilen %25 bal bizim maliyetimizi karşılarken Ziraat Bankasına olan borçlarımız yerinde duruyor! Biz hiç oyalanmadan yeni sezonda her şey düzelecek umuduyla yeniden koloni sayımızı çoğaltarak işimize devam etmeye çalışıyoruz!

 

Devletimiz biz arıcılara hibe veya yeni kredi verirken çok iyi planlama yapmalıdır.  Örneğin ben ve benim gibiler elimizi taşın altına koyarak, evimi ipotek ederek işletme kuruyoruz. Diğer taraftan devlet “genç proje” diyerek bizim alanımız da, bizim iş sahamız da, bizleri genç proje ile cezalandırıyor. Devletimiz bizlere ipotek karşılığı Ziraat Bankası aracılığı ile süspansiyonlu ucuz kredi verirken; diğer taraftan sırf kişi genç olduğu için ona bedava arı ve malzeme veriyor. Kırk yıllık arıcı 300 tane arısı var. Ballarını elle sağıyor ona bu imkânı vermiyor.

 

Sen yaşlısın diyor (!) Yaşlanmak suç mu?

Çırak olmadan usta olunmaz devletimiz bu gerçeği bilmiyor mu Sayın Bakanım? Genç projelerin tahminime göre %90 batak oldu! (Bu proje devletin malzemecilere bir kıyağı oldu.) Letko, Sahibinden.com, Marketplace, etrafta sazlı sözlü duyurular ile ortalık tam otomatik sağım makinesi, dinlendirme kazanı, sır alma teknesi, bir sefer kullanılmış arı kovanları satış ilanı ile doldu!     

 

Bizim suçumuz ne sayın bakanım? Yaşlı olmak, yaşlanmak mı? Beraberinde çocuk okutmak ailemizden sorumlu olmak mı? Devletin bu hibelerinden faydalanmak için illa illegal yollara mı başvurmamız gerekiyor? Şimdi bakıyorum; arıcılara malzeme ekipman yani sağım makinesi, sır alma tezgahı, dinlendirme kazanı, gezicilere karavan, güneş paneli vs alımlarında %50 hibe vereceğiz. Diyorsunuz…

 

Sayın Bakanım siz yine bu hibeleri verin ama en azından bizim gibi işletmelere de yaptığı yatırımları işletme sahibinin vereceği %50 olarak kabul edin ve bizde olmayan bu ekipmanları bize de doğrudan hibe olarak verin! Biz zaten malımızla canımızla bu işi yapıyoruz. Arıcılar arasında bu şekilde ayırımcılık yapıyor görünüyorsunuz!

 Tamam, hibe de vermeyin ama bizi doğa iklim şartları cezalandırırken bir de siz Ziraat Bankasının faizleri ile cezalandırmayın. Benim anlattığım gibi kendi sermayesi ile iş kurmuş insanların bir yıllık ziraat bankasına olan borçları dondurulamaz mı? Devlet bize bu konuda faizsiz bir yıl tüm borçlarımızı geriye atamaz mı? Bu konuda bir iyileştirme yapmak hepimizi rahatlatacaktır.

Kalın sağlıcakla…

Selam ve saygılarımla…

Talip Girgin

 

 

yorum ekle

Yorum Yaz

Diğer Haberler

  • IHLAMUR BALI...

    Ihlamur balı nedir, faydaları ve kullanımı DR. JOSH AXEIhlamur ağacı özellikle ıhlamur çayının çok popüler olması nedeniyle genelde herkes tarafı...

  • SARMAŞIK BALI...

    İnsanlık, balı birkaç yıldır bilmektedir, sadece çeşitli kalorilerden, enerjisel olarak değerli, çeşitli monokarbohidratlardan oluşan bir gıda ürünü o...

  • PÜREN BALI...

    PÜREN BALININ FAYDALARI                                     ...

  • MEŞE BALI...

    MEŞE BALIMeşe balının, vücudun savunma sistemini kuvvetlendirici etkisinin yüksek olduğu belirtildi.Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Fen Fakültesi ...

  • PROPOLİS...

    Propolis Nedir?  Propolis, bitki reçinelerinden arılar tarafından üretilen güçlü bir doğal üründür. Bal arıları tarafından çam, meşe, okaliptüs, ...

  • POLEN...

     Doğal Polen  BİR ÇAY KAŞIĞI #POLEN DE NELER VAR1. çay kaşığı polendeki: 8 mgr. B1 vitaminini 3 kg karaciğerden , 8 kepekli -...

  • MEDYANIN BİREY, TOPLUM VE...

    Yrd. Doç. Dr. D. Ali Arslan (*) Özet: Bu çalışmanın amacı medyanın birey, toplum ve kültür üzerine olası etkilerini incelemektir. Medyanın ...

  • Medya ve televizyon okury...

    Giriş Son yıllarda “Bilgi Toplumu” kavramıyla günlük yaşamda sık sık karşılaşılmaktadır. Bilgi toplumu kavramına ilişkin alanyazında yer...