Önce birlik!

21.12.2017 15:07

Kırklareli'nin seçtiği milletvekillerinden Kırklareli'lerin beklediği tek şey hizmettir. Bu vekillerin şu ya da bu partiden olması önemli değil. Burada bir yarış olacaksa hizmet için olmalı. Seçilenler elinden gelenin en iyisini bölgesi için yapma yarışına girmeli. Bölgedeki sorunların süratle giderilmesine fayda sağlayan vekiller halkın gözünde birer kahramandır. Vekillerimiz eline geçen bu tarihi fırsatı en iyi şekilde değerlendireceklerine inanıyorum.


Tarih hiç kimseye kıyak yapmaz, seçim öncesi ve seçim sonrası icraatlar elbette ki halkımız tarafından değerlendirilecek ve Sezar'ın hakkı Sezar'a verilecektir. Allah hiçbir siyasetçiyi; (yerel ve genel) sırf seçilmek için yerine getiremeyeceği vaatleri verme acizliğine düşürmesin! İnsanların arasına girememek, dertleri sorunlarıyla ilgilenmemek, sadece seçim zamanı "ben varım" deme yüzsüzlüğünü göstererek, kendisine inanmış, gönül vermiş ve kendisinden beklentileri olan halkı defalarca kandırmış olmak affedilir bir şey değildir!


Yalan vaatler ile devletin gücünü; kendi ve yakın çevresi için milli piyango ikramiyesi gibi harcayanlar, hiçbir icraat yapmadan ve utanmadan canla başla çalışanları kıskanarak eleştirenler de tarihteki yerlerini hak ettikleri gibi alacaklardır! Gözlemliyoruz, alkışlıyoruz ve takdir ediyoruz. İnsanlarımızın gönlüne giren temiz yüzlü vekillerimizi selamlıyoruz! Birlikten güç doğar diyerek daha fazlasını istiyoruz!


Benim çok sevdiğim; "Eleştiri ile ilgili olarak anlatıla gelen küçük bir hikâye vardır. Bu hikâye şöyledir: Hindistan'da çok ünlü bir ressam varmış. Herkes bu ressamın yapıtlarını kusursuz kabul edecek kadar beğenirmiş ve onu "Renklerin Ustası" anlamına gelen "Ranga Geleri" olarak tanısa da kısaca "Ranga Guru" derlermiş. Onun yetiştirdiği bir ressam olan "Racigi" ise artık eğitimini tamamlamış ve son resmini bitirerek Ranga Guru'ya götürmüş ve ondan resmini değerlendirmesini istemiş.


Ranga Guru: "Sen artık ressam sayılırsın Racagi. Artık senin resmini halk değerlendirecek." diyerek resmi şehrin en kalabalık meydanına götürmesini ve meydanda en görünen yere koymasını istemiş. Yanına da kırmızı bir kalem koyarak halktan beğenmedikleri yerlere çarpı koymalarını rica eden bir yazı bırakmasını istemiş. Racigi denileni yapmış. Racigi birkaç gün sonra resme bakmaya gittiğinde görmüş ki tüm resim çarpılardan neredeyse görünmüyor. Çok üzülmüş tabii. Emeğini ve yüreğini koyarak yaptığı tablo kırmızıdan bir duvar sanki. Resmi alıp götürmüş Ranga Guru'ya ve ne kadar üzgün olduğunu belirtmiş. Ranga Guru üzülmemesini ve yeni bir resim yapmasını istemiş.


Racigi yeniden yapmış resmi ve gene Ranga Guru'ya götürmüş. Ranga Guru resmi tekrar şehrin en kalabalık meydanına bırakmasını istemiş. Ama bu defa yanına bir palet dolusu çeşitli renklerde yağlı boya, birkaç fırça ile birlikte insanlardan beğenmedikleri yerleri düzeltmesini rica eden bir yazı bırakmasını istemiş. Racigi denileni yapmış... Birkaç gün sonra gittiği meydanda görmüş ki resmine hiç dokunulmamış, fırçalar da boyalar da bırakıldığı gibi duruyor. Çok sevinmiş ve koşarak Ranga Guru'ya gitmiş ve resme dokunulmadığını anlatmış.


Ranga Guru demiş ki: "Sevgili Racigi, sen ilk resminde insanlara fırsat verildiğinde ne kadar acımasız eleştirebileceklerini gördün. Hayatında resim yapmamış insanlar dahi gelip senin resmini karaladı. Oysa ikinci resminde onlardan hatalarını düzeltmelerini istedin, yapıcı olmalarını istedin. Şunu hiç unutma sevgili Racigi, kötü yönde eleştirmek kolaydır, yapıcı eleştiride bulunmak ise eğitim gerektirir. " demiştir."


"Hikâyede görüleceği üzere okumadan bilenlerin ya da bir takım önyargılarla bakanların hiçbir zaman doğru değerlendirmeler yapamayacaklarını ifade etmek mümkündür. Günümüzdeki durum da bundan çok farklı değildir. Dil, kimlik, inanç, cinsiyet yada dünya görüşü farklılığı gibi doğal farklılıklar, bireyleri ötekileştirmeye hazır kimi çıkar gruplarının rant amaçlı kullandığı farklılıklarımızdır. Bilgi donanımı bakımından yetersiz, çok yönlü bak(a)mayan ve sorgula(ya)mayan bireyler, rantçı kişi ya da grupların avı konumundadır. Bu nedenle "birey" kavramı kendi düşünce ve duygu dünyasının altyapısını oldukça sağlam oluşturmuş, özgürce anlamlandırabilen, değerlendirebilen ve en önemlisi "eleştirel" bakabilen "insan"ı ifade etmektedir. Bu durum "sosyal eğitişim" olgusunun yerleşmediği toplumların temel sorunlarından biridir."


Dolayısı ile vekillerimiz; yanlış, haksız ve kasıtlı eleştirileri dikkate almadan çalışmaya devam etmeliler. Ancak, Kırklareli'yi racaginin tablosu olarak düşünürsek; çalakalem fırça sallayanlar ile kendi çıkarları için fırçayı eline alamayanları (!) değil, her daim doğru eleştiri yapanları, sorunları çözümleri ile birlikte sunanları, hakikatten bir fikri olanları dikkate almalı ve onlarla birlikte mücadeleye devam etmelidirler.  Çünkü şeytanlar günümüzde takım elbiseli, kravatlı ve emireri gibi saygılı görünerek insan kılığına girebiliyorlar!

Saygılarımla?

 

M.Talip Girgin

" " (Alıntı: Muhammet Dağ)

yorum ekle

Yorum Yaz

Diğer Haberler