Sen, Karayel'de Karadeniz'i seyrettin mi?

19.10.2016 16:25
20 Mayıs '2007
Kategori: Psikoloji
Okunma Sayısı: 1426

Sen, Karayelde Karadenizi seyrettin mi? Hiç korkmadan deli dalgaların! heybetinden, azametinden
Karadeniz'in öç alır gibi! Karayı döven, tokatlayan, kayalardaki tarihi oluşumları yıkayıp süpüren, kıyıda köşede ne var ne yok alıp bir müddet içinde misafir eden! Sonra, aldığı gibi bir başka kıyıdan geri veren hırçın dalgaları, beni olduğum yerden alıp, mavi denizin köpükleri arasında yutacakmış gibi korkutuyor bazı zaman!

İşte o zaman ben, mümkün olduğu kadar uzak bir yerden, içine düşme korkusu olmadan çıldırmış dalgaların kükremesini seyrederim, martıların korku dolu çığlıkları arasında.
Mert gölünde, 'vrak vrak' diye ortalığı yaygaraya veren binlerce, milyonlarca kurbağanın korku serenatlarına; Erikli, Saka ve diğer göllerdeki kurbağalarda katılıyor. Dalgın dalgın şose boyu yürürken, sanki zifiri karanlığın içinden bir el ansızın omuzuma dokunacakmış gibi olur ve irkilirim. İki adımda bir arkama dönüp bakmadan edemiyorum.

Babamın anlattığı hikâyeler geliyor aklıma korkuyorum. Ormanın içinden beş altı metre boyunda beyaz pelerinli adamların birden önüme çıkıp beni kovalayacağını, kurnası olmayan çeşmelerin yanından geçerken subaşındaki peri kızlarının beni aldatacağını düşünüyorum.

Mezarlığın soğuk yüzünden, ağaçların hışırtısından korkuyorum. Orman cinlerinin pusuya yatıp beni yakalamalarından veya davullu zurnalı düğünlerinin baş konuğu olarak alaylarına katılmaya zorlanmaktan korkuyorum.

Baykuşların beklenmedik zamandaki ötüşleri, ölüm habercileri oldukları söylentilerine, kuvvetle inanasım geliyor her nedense, yalan bu diyemiyorum. Bir yanımda Karadeniz'in, diğer yanımda ormanın gizeminden sinmiş sindirilmiş bir haldeyim. Kaplumbağa gibi bir yerim yok ki korktuğum yerde hemen gizleneyim!

Oysa benimle birlikte yol alan ve bana gecenin içinde kavalyelik yapıp, dans eden havada uçuşan gece kuşlarından başka kimseler yok görünen etrafta. Birde sokak lambalarının loş ışığı altında toplanan yumak yumak olmuş kör sinekler. Arada bir yoluma çıkan garip böcekler var peygamberdevesi gillerden. Kestane gibi olanlar, sırtı rengarenk olanlar. Yere düşmüş bir kelebek ve beni görünce sivri dikenleri ile savunmaya geçen top gibi büzülmüş yolu karşıdan karşıya geçmeye çalışan bir kirpi. Çalıların ardında gizlenen, gözleri kıpkırmızı yanan tavuk hırsızı birde tilki! Hayvanlar alemi ve ben varım bu gece İğneada'nın sokaklarında.

Bütün kuruntularımdan, beynimde kendime bir düşman yaratmışım. Korkular içimde hücum borusuyla harekete geçmiş, birinci süvari alayı gibi. Her yönden bana saldıran düşmanım, benim korkularımdan başkası değil. Her adımda kendimle savaşarak yürüyorum, korkularımın üzerine doğru. Ne bir cin gördüm ne bir peri kızı!

Hayalet kadar sessiz olsam da, tokat kapısını açtığım anda, far gibi gözlerini açan itleri uyandırmadan, geçmeyi hiç başaramadım şimdiye kadar.

Onların havlaması, zincirleme reaksiyonunu başlatarak, sonunda bütün mahalle itleri karşılıklı çene yarışı yapıyorlar.

Bu gürültü ve patırtı ortamına, Korfa Koliba-sından bu yana, Dimitri çiftliğinden, Palehor çiftliğine.

Sama torlar çiftliğinden, Yankov, Yanakov, Longoz çiftliklerine ve diğerlerine kadar ulaşan hayvan seslerine karşılık veren çoban köpekleri arasında, kurt ve çakal ulumaları da karışmakta her gece.

Traklı veya Thiyniyalı! Ozanların kavallarından çıkan nağmelere ne kadar benzer bilemem ama Ceviz köylü Remzi ağabeyimin;

Kendi icadı uyduruk alüminyum borudan yapılmış kavalının "bilsen uzaklarda kimler ağlıyor" ezgisine ve meleyen kuzu seslerine doğru ayaklarım beni usul usul götürüyor karanlığın içinde korkmadan.

SEN, KARAYELDE KARADENİZİ SEYRETTİN Mİ? - HİÇ KORKMADAN DELİ DALGALARIN!
HEYBETİNDEN, AZAMETİNDEN.

SEN, GÖRDÜNMÜ? MARTILAR FERYAT FİGAN! ? KAÇIŞIRKEN KARAYA DOĞRU,
KÖPÜKLER ARASINDA - DAYAK YEMİŞ BALIKLARI!

SEN, KARAYELDE KARADENİZİ SEYRETTİN Mİ?
MAVİNİN YERİNE GELEN - TOPRAK RENGİNİ. - UMUDUN YERİNE OTURAN
ECELİ!

KUVVETİN, KUDRETİN SEMBOLÜ - DAĞLAR GİBİ DALGALAR,
MENDİREKTE OTURMUŞ AĞLARKEN - ANALAR, BACILAR YETİM KALANLAR.

SEN, KARAYELDE KARADENİZİ SEYRETTİN Mİ?
HİÇ KORKMADAN-DELİ DALGALARIN! ? HEYBETİNDEN, AZAMETİNDEN.

ALTI ÜSTÜNE ÇIKAR DENİZİN - SAKLANMIŞ NE VARSA İÇİNDE.
KORKUDAN ÖDÜ PATLAMIŞ YUNUSLAR - YATARKEN SAHİLDE!

SEN, MANTAR YAKADAN TUTTUN MU HİÇ? - DELİ FIRTINALAR ESERKEN.
SEN, HİÇ KÖPEK BALIĞI BESLEDİN Mİ? - KÜPEŞTEDEN KUSARKEN!

SEN, KARAYELDE KARADENİZİ SEYRETTİN Mİ?
HİÇ KORKMADAN - DELİ DALGALARIN! - HEYBETİNDEN, AZAMETİNDEN.

SEN KARAYA AYAK BASANDA - UZANIP BOYLU BOYUNCA!
TOPRAĞI ÖPEREK - HİÇ YEMİN ETTİN Mİ? ? BİR DAHA DENİZE ÇIKARSAM!
BİP.. BİP.. BİP.. BİP......DİYE?

M.Talip Girgin.


Yorumlar (5)
Çok görmeyi isteyip de bir türlü göremediğim yerlerden biridir,İğneada. Sınıf arkadaşım Ergin Cinmen gelir oraya bazı bazı..Bi gün takılıp peşine gelsem diyorum..O harika şiir de size ait sanırım..Kaleminize yön veren yüreğinize sağlık,sevgili Girgin..
Neşe İleri 
21.05.2007 16:41
Cevap : Efendim, arkadaşınız işi biliyor=:))) İğneadanın belki bir takım eksikleri olabilir ama doğa olarak birçok yerden fazlası var eksiği yok Mutlaka görmelisiniz derim ve eminim giderseniz benden çok daha güzel anlatacaksınız İğneadayı. Ben hiçbir zaman doyamadım Alanya, Antalya, Marmaris, Fethiye, Tekirdağ, Saroz tamam çok güzel yerler ama benim için varsa yoksa İğneada bilmem belkide oralı olduğum içindir. Denizi, Ormanı, Gölleri ( yedi tane) çok geniş bir alan sizde seveceksiniz. Belkide yorgunluk çayını; çiçeği burnunda yazar Orhan uyanık ağabeyimin kahvesinde birlikte yudumlarız bekleriz efendim, bütün blog dostlarımızı da, levrek, kefal vs, tutanları da, tutamayanları da iğneadanın 25 km altın zerrecikleri ile karışık temiz kumu, sahili var hepimize yeter. Şiirimi beğendiğiniz ve beni onurlandırdığınız için teşekkür ederim. Sevgiler saygılar sağlıcakla kalın.. 22.05.2007 3:22

Nefis bir yazı... Kalemine sağlık...
Emine Supçin 
28.03.2012 17:36
Cevap : Beğendiğine sevindim Supçin ablam çok sağolasın. Saygılar... 28.03.2012 21:09
 Karadeniz benim ruh ikizim;)))
emeklidede 
01.06.2007 13:13
Cevap : Desene dede, ruhlarımız Karadeniz'in, esiri olmuş. Her ne kadar heybetinden korksak ta değilmi bir kere bulaşmış, bedenimize tuzlu suyu. Size selam gönderiyorum iğneada da ki gırgırlardan, ağımızdan kaçan balıklardan sevgi ve sağlıcakla kalın. 02.06.2007 1:12
 Ve çok seyrettim karayelde Karadeniz'i , ben Karadenizliyim.
Portakal Çiçeği ve FISILTI 
25.05.2007 12:45
Cevap : Karadenizli olup ta karayeli, kestane karasını bilmeyen olur mu? Bilmem, Ben yinede karayeli, kestane karasını karadan ve hatta biraz geriden seyretmek isterim Serap hanım. Öyle zamanlarda, yüreğimde kıyametler kopuyor. Hele birde Denizde yakalanınca, çok daha kötü oluyor insan. Yinede, palamutlar var, lüferler var torik, levrek vs. mangalda sarıkanatta bilirsin çok güzel olur. Karadeniz de korku, heyecan, güzellik ne ararsan var. Biz onsuz yapamayız. Beğendiğiniz için teşekkürler. Sağlıcakla kalın sevgilerimle. 26.05.2007 2:49
Yazınzı bana hayatı anımsattı. Dönmeye korktugumuz dönemeçler gibi, sıgınmaya çalıştıgımız içsel limanlarımız yada , hayata hazırlanırken bizi bekleyen korkularımız gibiydi yazınızdaki çok şey...Kardeninizi yaşamaktan korktugum hayata, ormanı ise dinginliğim olarak algıladım..ve bu dinginliğe ulaşırken yaşayacagım her şeydi sanki devler, cinler periler... Sevgiler...
Portakal Çiçeği ve FISILTI 
25.05.2007 12:42
Cevap : "Benim cennetim iğneada" kitabının sunuş bölümünde; insanlık tarihini öğrenmeyi çok isteyen ve son nefesini vermek üzere olan hükümdarın kulağına eğilen bir bilgin, insanlık tarihini hükümdara şöyle anlatmıştır."Doğdular, Yaşadılar ve Öldüler" yazar kitabında devam etmektedir "Benim cennetim İğneada'da da insanlar doğdular, yaşadılar ve öldüler" diyor. Ben de o insanlardan birisi olarak! Yaşadığım dönemden bir kesiti bu duygular ile ifade etmeye çalıştım. Sizin de ifade ettiğiniz gibi bu yazıda hayata yeni atılan bir insanın korkuları, sıkıntıları ve yalnızlığı var. Biz insanoğlu hayatımızın her merhalesinde yaşadığımız iyi veya kötü bir olayı hafızamıza kaydederiz. Gün gelir bir vesile ile bunu paylaşma ihtiyacı duyarız. Aynı duyguları yaşamış insanlarla karşılaşmak ve anlaşılır olmak çok güzel bir duygu. Sevgili Serap ince, duyarlılığınız için size teşekkür ediyor selam ve sevgilerimi gönderiyorum sağlıcakla kalın efendim.. 26.05.2007 0:23


yorum ekle

Yorum Yaz

Diğer Haberler